Ayhan Taşoğlu piliç eti ihracat kısıtlamasını değerlendirdi
Sektörün önde gelen isimlerinden Ayhan Taşoğlu, piliç eti ihracat kısıtlamasının kısa vadede fiyatları dengelemeyi hedeflediğini ancak orta ve uzun vadede üretim ve arz dengesi açısından risk oluşturabileceğini belirtti.

Ticaret Bakanlığı tarafından piliç eti ve ürünlerinde fiyat artışlarını önlemek amacıyla uygulamaya alınan ihracat kısıtlamasının kısa vadede fiyatları dengelemeyi hedeflediği görülüyor. Ancak sektörün mevcut üretim ve maliyet yapısı dikkate alındığında, bu uygulamanın orta ve uzun vadede arz daralmasına ve fiyatlarda daha sert artışlara yol açma riski bulunduğunu söylemek gerekiyor.
Son bir yıl içinde piliç eti satış fiyatları büyük ölçüde sabit kalırken, üretim tarafında maliyet baskısı giderek artmış durumda. Özellikle yem, enerji, işçilik ve finansman giderlerinde yaşanan yükseliş, üreticinin maliyet yapısını ciddi biçimde etkiledi. Buna rağmen satış fiyatlarının aynı hızda güncellenememesi, üreticilerin faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirmesini zorlaştırıyor.
Bu noktada ihracata getirilen kısıtlamaların ve idari yaptırımların devam etmesi halinde üretim tarafında zorunlu bir daralma yaşanması ihtimali gündeme geliyor. Üreticinin maliyetlerini karşılayamadığı bir ortamda üretimi aynı seviyede sürdürmesi ekonomik olarak mümkün görünmüyor.
Üretimde yaşanabilecek bu daralmanın ise iç piyasaya doğrudan yansıması kaçınılmaz olacaktır. Arzın azalması, perakende fiyatlarında daha yüksek seviyelerin görülmesine yol açabilir. Bugün 110–120 TL bandında bulunan bütün piliç fiyatlarının, üretimde zayıflama yaşanması halinde daha belirgin artışlarla karşılaşması sürpriz olmayacaktır.
Öte yandan ihracat tarafında oluşabilecek kayıplar da sektör açısından önemli bir risk başlığıdır. Mevcut ihracat pazarlarının toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğu düşünüldüğünde, bu pazarlarda yaşanabilecek bir daralma yalnızca firmaları değil, aynı zamanda tedarik zincirini ve istihdamı da doğrudan etkileyebilir.
Kümes hayvancılığı sektörü üretim, lojistik, yem sanayii ve perakende gibi birçok alanla doğrudan bağlantılı geniş bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Bu nedenle ihracat kanallarının zayıflaması, yalnızca üretici firmaların değil, sektörün tüm paydaşlarının faaliyetlerini etkileyecek bir zincirleme sonuç doğurabilir.
Sektör temsilcileri olarak beklentimiz; üretim maliyetlerindeki artışların dikkate alındığı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir fiyatlandırma politikasının oluşturulmasıdır. Üretimin devamlılığını sağlayacak, dış pazarları koruyacak ve tüketicinin makul fiyatlarla ürüne erişimini güvence altına alacak dengeli politika adımlarına ihtiyaç olduğu açıktır.
Bugün alınan her kararın yalnızca bugünün fiyatlarını değil, yarının üretim kapasitesini de belirlediğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle sektörün sürdürülebilirliği ile tüketici refahı arasında sağlıklı bir denge kurulması büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak; üretimin devamlılığını koruyan, ihracat pazarlarını kaybetmeyen ve tüketicinin erişilebilir fiyatlarla ürüne ulaşmasını sağlayan yapıcı çözümler geliştirilmesi gerekiyor. Bu çözümlerin ise sektör temsilcileri, kamu otoriteleri ve diğer tüm paydaşların ortak aklıyla şekillenmesi, hem sektör hem de ekonomi açısından en sağlıklı yol olacaktır.
Piliç Etinde İhracat Kısıtlaması: Kısa Vadeli Çözüm, Uzun Vadeli Risk mi?
